Çok Uyumanın Nedenleri

Çok Uyuyorum

Bireylerin uyku saatleri birçok farkı özelliğe bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Örneğin; günlük yaşantısında stressiz bir hayat süren yetişkin birey için 6-7 saatlik bir uyku yeterli olacakken, gerek fiziksel gerekse de zihinsel olarak yıpranan bireylerde bu süre 8 saatlere kadar çıkabilir.

“Elbette uyku süresini etkileyen tek faktör bireyin yaşantısı değildir. Fizyolojik yapı da uyku süresi üzerinde büyük etki sahibidir.”

Genel bir ifadeyle toparlanacak olursa; insanların vücutlarının ihtiyaç duyduğu uyku süreleri az ya da çok farklılıklar gösterir.

Bu aşamada yaşlı bireylerin uyku süresi ile yetişkin ve genç bireylerin uyku sürelerinden biraz bahsetmek gerekir. Toplumda yaygın bir görüş olan; “Yaşlılar daha az uyur.” görüşü doğrudur ve yapılan çalışmalar bunu ispatlamaktadır. Yaşlıların daha fazla uyumasının nedeni; vücut dokularının önemli bir çoğunun yenilenmeyi bırakmış olması, bu nedenle de vücudun uykuya olan ihtiyacının kademeli olarak azaltılmasıdır.

Fazla Uyuma Çözümü
Fazla Uyuma Çözümü

Neden Çok uyuruz?

Gelişim çağındaki bireylerde ise durum bunun tam tersidir. Doku onarımı ve gelişiminin üst seviyelerde olduğu 15-22 yaş arası bireylerin uykuya duyduğu ihtiyaç diğerlerine kıyasla fazladır.

Bu doğrultuda bakıldığında çok uyumanın nedenleri noktasında karşımıza ilk olarak çıkan etkenin; bireyin fizyolojik/psikolojik yapısı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Buna ek olarak, çok uyumanın nedenlerini şu şekilde sıralamak ve detaylandırmak mümkün olacaktır:

  • Depresyon: Depresyon hastalığı olan bireylerin gösterdiği temel davranışların başında çok uyumak gelir. Bunun nedeni ise; bilindiği üzere depresyon hastalarının kendini yalnız hissetmesi ve büyük bir yıkım yaşamasıdır. Hasta, bu yalnızlık hissinden kurtulmak amacıyla gününün bir çoğunu toplumdan ve sosyallikten uzak bir şekilde uyuyarak geçirir.

Nitekim depresyon tedavisinin temelinin hastanın uyku düzeninin deyim yerindeyse elden geçirilmesi olduğu ve uyku düzeni yeniden sağlanan hastaların büyük çoğunun depresyondan kurtulduğu göz önünde bulundurulursa, depresyon ile uyku arasındaki ilişki daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar.

  • Gece uykusunun yetersiz kalması: Gece uykusunun insan vücudu için önemi şüphesiz çok büyüktür. Kliniksel vakıalar üzerinde yapılan çalışmalar ile bu önem pek çok ispatlanmış ve yine bu doğrultuda gece uykusunun yetersiz kalması haline ortaya çıkabilecek sağlık problemleri üzerine bir hayli çalışma yapılmıştır.

“Geceleri uyku apnesi, astım ya da solunum yollarında başka problemleri olan bireyler, kaliteli bir uyku faaliyetinde bulunamaz ve deyim yerindeyse uykudan dinlenmiş bir şekilde kalkmak yerinde tam aksine yorgun, bitkin bir şekilde kalkarlar.”

Bu durum da tahmin edilebileceği gibi, vücudun uyku açısından kendini yetersiz hissetmesine ve normal çok uyumasına neden olur. Fakat burada unutulmaması gereken; bireyin süre olarak çok uyusa da uykudan alabileceği faydanın belirli seviyelerde kalacağıdır.

  • Fiziksel ağrılar ya da hastalıklar: Vücudun çeşitli nedenlerden ötürü direncinin kırılması ve bağışıklık sisteminin çökmesi de çok uyumanın nedenleri noktasında etkilidir. Vücudun kendini yenilemesini tetikleyen faaliyetlerin başında uyku faaliyetinin geldiği dikkate alınırsa, dinlenmeye ve iyileşmeye ihtiyacı olan bir vücudun uzun süre uykuda kalmasını anlamak daha kolay olacaktır.

Ağır ameliyatlar veya hastalıklar geçiren bireylerin uzun sayılabilecek bir süre uyutulmalarının nedenlerin bir tanesi de budur. Bu durum elbette bireyin inisiyatifi altında olmayıp uzman hekimler tarafından kontrol edilir. Diğer bir ifadeyle; belirlenen uyku süresi bireye ait değil, hekimlere aittir.

Çok uyumanın nedenlerini teşkil eden üç temel faktöre bakıldığında ortak noktalarının; vücudun fiziksel ya da zihinsel anlamda yıpranmış olası olduğu görülür.

Şüphesiz, çok uyumayı meydana getiren faktörlerin ortadan kaldırılması bu durumu da ortadan kaldıracak ve bireyin normal uyku sürelerine dönmesini sağlayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir