Sürekli Uyuma İsteği 

Sürekli uyuma isteğine çöcüm

Sürekli Uyuma İsteği

Birçok birey gece uykusunu tam manasıyla verimli geçiremediği takdirde gün içerisinde sürekli uyuma isteğinde olur ve bu durum da şüphesiz bireyin yaşantısında birtakım olumsuzlukları beraberinde getirir.

İlk paragrafta da belirtildiği gibi sürekli uyuma isteğinin temel nedeni; gece uykusunun vücudun ihtiyaçlarına yeterli ölçüde cevap verememesidir. Bu aşamada gece uykusunun öneminden birkaç cümleyle bahsetmek gerekir.

İnsan vücudu doğası gereği geceleri dinlenmeye gündüzleri ise çalışmaya endekslidir. Bu bağlamda bakıldığında gece uykusunu verimli geçiremeyen bireyleri günlük yaşamlarında zorlanacağı daha açık bir şekilde görülür.

Gece uykusunun insan vücudun üzerindeki olumlu etkilerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Yaralı bölgelerin onarımı ve vücut dokularının yenilenmesi.
  • Sinir sisteminin depolarizasyon durumuna geçerek dinlenmesi ve günün stresinden arınması.
  • Bireyin üzerindeki fizyolojik ve psikolojik baskının hafifletilmesi.
  • Büyüme hormonunun salgılanmasının tetiklenmesi.

“Gece uykusunun dört temel faydasına bakıldığında, insan vücudu için ne derecede gerekli olduğu ve eksik kalındığı takdirde ortaya çıkabilecek olumsuzluklar net bir şekilde görülür.”

Sürekli Uyuma İsteğinin Önlenmesi

İlk paragraflarda da belirtildiği gibi sürekli uyuma isteğinin yegane sebebi bireyin gece uykusu faaliyetinde eksik kalmasıdır. Bu bağlamda bakıldığında; uykunun kalitesinin arttırılması sürekli uyuma isteğinin bastırılmasında etkin olacaktır.

Uyku kalitesini arttıran etkenler;

  • Bireyin fiziksel ve zihinsel olarak uykuya uygun bir vaziyette olması.
  • Uyku ortamının ısı, ses ve ışık faktörlerinin her biri özelinde optimum olması.
  • Uykudan bir yahut iki saat kadar önce besin tüketiminin sınırlandırılması, mümkünse tamamen bırakılması.
  • Alkol ve sigara tüketiliyorsa bir an önce vazgeçilmesi.( Dolaşım ve solunum sistemi üzerinde olumsuz etkileri olan bu iki madde, kaliteli bir uykunun önündeki en büyük engelleri teşkil eder.)
  • Kas-iskelet sisteminin gün içerisinde yeterince hareket etmemesi.

şeklinde sıralanabilir.

Genel olarak bakıldığında uyku kalitesini arttıran etkenleri fiziksel ve psikolojik olarak ikiye ayırmak mümkün görülür.

“Özellikle iş hayatının getirdiği tempoyu kaldıramayan ve zihinsel olarak yıpranan bireylerin uyku kalitesinde düşüklük görülme ihtimali bir hayli yüksektir.”

Tahmin edilebileceği gibi uyku kalitesini arttıran etkenlerin değerlendirilmesi ve eksiksiz uygulanması sürekli uyuma isteğinin önüne geçecek ve bireyin yaşam kalitesini yükseltecektir.

Bireyin uyku kalitesinde ciddi ölçülerde tahribat oluşmuş ise ilaç ve bitkisel çay kullanımı da tercih edilebilir. Bu noktada ilaç kullanımının büyük ölçülerde tavsiye edilmediğini belirtmek gerekir. Fakat, bitkisel çaylar aşırı ölçülerde kullanılmadığı takdirde bireyin uyku kalitesini yükseltecek dolayısıyla da vücutta uyku kaynaklı ortaya çıkması muhtemel problemlerin önüne geçecektir.

Gözlerde Sürekli Uyku Hali Nasıl Geçer?
Gözlerde Sürekli Uyku Hali Nasıl Geçer?

Sürekli Uyuma İsteğinin Doğurduğu Olumsuzluklar

Gün içerisinde sürekli uyuma isteği içerisinde olan bireylerde ilk olarak ortaya çıkan olumsuzluk; dikkat dağınıklığı yani herhangi bir faaliyete tam manasıyla odaklanamamaktır.

Bu durumun en büyük etkisi de şüphesiz iş hayatında görülecektir. Sürekli dikkat gerektiren bir işte çalışan bireylerin, uykusuzluk ya da kalitesiz uyku temelli dikkat dağınıklığından kaynaklanan sorunları ortadan kaldırması amacıyla vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerekir.

Buna ek olarak; kısa süreli hafızada gerilmeler de sürekli uyuma isteği ile ilişkilendirilebilir. Genellikle bu durumun tabiri olarak; “Bugün kendimi sersem gibi hissediyorum.” ifadesi kullanır. Bireylerin burada ifade etmeye çalıştığı sersemlik günlük rutinlerle tekrar edilen birçok faaliyetin unutulması ve bundan dolayı doğan aksaklıklardır.

Sürekli uyuma isteğinin getirdiği olumsuzluklara bakıldığında birey üzerinde baskı oluşturabilecek bir durum olduğu açık bir şekilde bir kez daha görülecektir. Bu nedenle de; sürekli uyuma isteği derhal ortadan kaldırılması ve bu duruma neden olan kalitesiz uyku, uyku bölünmesi ya da uykusuzluk problemi gibi sorunların da tekrarlanmaması adına önleyici faaliyetler üzerinde durulmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir