Uykusuzluk Hangi Hastalıklara Yol Açar?

Uykusuzluk ve Hastalık

Uykusuzluğun Olumsuz Etkileri

İnsanların yaşantıları boyunca uzun ya da kısa süreli olarak en az bir kez uykusuzluk problemi ile karşılaştığı kanıtlanmış bir istatistiktir. Dolayısıyla bu istatistikten yola çıkarak uykusuzluk ne denli yaygın bir problem olduğu üzerine fikir yürütülebilir.

Elbette birtakım günlük faktörlerin etkisinde ortaya çıkan kısa süreli uykusuzluklar hastalık kapsamına dahil edilmez. Burada bahsi geçen uykusuzluk hastalığı; vücudun fiziksel ve zihinsel yönden yenilenme ihtiyacının uzun süreli olarak karşılanamaması olarak tanımlanabilir. Diğer bir ifadeyle; bir haftalık zaman diliminde dört ya da beş gün uyku problemi çeken bireylerin karşı karşıya kaldığı durum uykusuzluk hastalığıdır.

Bir önceki paragrafta da belirtildiği gibi uyku, vücudun fiziksel ve zihinsel açıdan yenilenmesi, dinlenmesi ve bireyin yeni bir güne başlaması için yerine getirilmesi zorunlu bir faaliyettir. Dolayısıyla uyku faaliyetinin tam manasıyla yerine getirilememesi birtakım eksikler meydana getirecektir. Bu eksiklikler şu şekilde listelenebilir:

  1. Dikkat kaybı ve odaklanma zorlukları.
  2. İştahsızlık ile birlikte gelen kilo kaybı.
  3. Boyun ve sırt bölgelerinde sızı şeklinde ağrı.
  4. Vücut dokularının yenilenme hızının düşüş göstermesi nedeniyle var olan yaraların geç iyileşmesi.

Listelenen olumsuzluklar deyim yerindeyse buzdağının görünen yüzünü temsil etmekte ve ortaya çıkması muhtemel olan birçok hastalığın zeminini hazırlamaktadır.

Bu aşamada “Uykusuzluk hangi hastalıklara yol açar?” sorusunun yanıtını detaylı bir şekilde aramak gerekir.

Uykusuzluk hangi hastalıklara yol açar
Uykusuzluk hangi hastalıklara yol açar

Uykusuzluğun Yol Açtığı Hastalıklar

Vücutta meydana getirdiği aksaklıklar ile uykusuzluğun yol açması muhtemel olan birçok hastalık vardır. Bu hastalıklar;

  • Kalp ve Damar Hastalıkları
  • Bağışıklık Sistemi Hastalıkları
  • Cilt Hastalıkları

olarak gruplandırılabilir. Her biri geniş kapsama sahip olan bu hastalıklar ile uykusuzluk arasındaki ilişkiyi ayrı ayrı değerlendirmekte fayda vardır.

Kalp ve damar hastalıkları ile uykusuzluk arasındaki ilişkinin temelinde damarların yapısının tahribata uğraması yatar. Yapılan araştırmalar neticesinde uyku düzenindeki bozuklukların damar ve kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğu görülmüştür. Bu tip sonuçlar elde edilen deneylerin sayısı bir hayli fazla olmakla birlikte varılan sonuç hemen hepsinde aynıdır.

“Özellikle hassas bir çeper yapısına sahip olan kılcal damar dokularının yenilenme faaliyetlerinin uykusuzluk dolayısıyla aksaması damar tıkanıklığı, sertliği vb. gibi birçok hastalığın ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir. Elbette bu durum yalnızca kılcal damarlar ile sınırlı değildir.”

Atardamar ve toplardamarlarda meydana gelen problemler dolaşım sisteminin temel elemanı ve çıkış noktası olan kalpte tıkanıklıklara sebep olarak bireyin yaşamını tehdit edecek düzeye gelebilir.

Hasta Olmamak İçin Uyuyun
Hasta Olmamak İçin Uyuyun

“Burada üzerinde durulması gereken bir nokta da uykusuzluğun genler üzerinde yaptığı etkidir. Yapılan birçok deneyde uykusuzluğun 107 farklı gende bozulmaya sebep olduğu tespit edilmiştir.”

Uykusuzluk, cilt kırışıklığı ve cilt kuruluğu başta olmak üzere birtakım cilt hastalıklarını da oluşturabilir. Yine bu durumun nedeni de uykusuzluğun bireyin beslenme düzeni ve doku yenilenmesi üzerinde yaptığı etkilerle açıklanabilir.

Son olarak; uykusuzluğun bağışıklık sistemini bozması nedeniyle ortaya çıkan gribal enfeksiyon ve saman nezlesi hastalıklarının da bireyin yaşantısını olumsuz etkileyecektir. Tabi, uykusuzluğun bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi kısa bir sürede ortaya çıkmaz. Aşama aşama gerçekleşen bu durum genellikle 10 günlük bir uykusuzluktan sonra kendini açık bir şekilde gösteremeye başlar. Sürenin bireye bağlı olarak değişkenlik göstermesi gayet doğal bir durumdur.

“Bu aşamada dikkat edilmesi gereken noktanın; uykusuzluğun tedavisinde hekim onayı olmayan ilaçların kullanılmasıdır. Bireye yarardan çok zarar getirecek bu ilaçlar vücut sistemlerinin bozarak hastalıklara zemin hazırlayacak etkiye sahiptir. Dolayısıyla, hastalığın tedavisinde bireyin dikkatli davranması ve uzman hekim kontrolüne danışmadan ilaç ya da çeşitli bitki çaylarını tüketmemesi gerekir.”

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir